MEB'in Eğitim Anlayışı Öncelikle MEB’i kısaca tanıyalım.MEB ülkemizdeki Eğitim hakkındaki her kurumun yönetim mercisi olmakla beraber Devlete ait yada Özel Eğitim kurumlarının tamamı buraya bağlıdır.Yani kısaca Türkiye’de Eğitim Faaliyetleri kesinlikle MEB’den sorulur.
Yukarıdaki açıklamaya göre Türkiye’de tek ve bağımsız bir eğitim kurumu vardır.Bu kurum Milli Eğitim Bakanlığıdır.Bu bilgiler doğrultusunda Eğitim camiasında çarpıklıkların olmamasını yada çok az olmasını bekleriz.Çünkü her şey tek elde toplanabilmiştir.
Özellikle son yıllarda Öğretmen atamaları ve Öğretmen yetiştirilmesi konusuna baktığımızda durumun pekte böyle olmadığını görmekteyiz.Bu yazımızda değineceğimiz konular:
• Öğretmen atamalarındaki yanlışlıklar.
• İstihdamın çok üzerinde öğretmen yetiştirilmesinin yanlışlıkları
• Öğretmenlerin Özel Sektörde çalışmak istememeleri
• MEB’in Eğitime ve Öğretmenlerine bakışı
Öncelikle konumuza güncel bir örnek ile girelim.Son 7-8 yıldır yapılan Şubat atamaları.Bu atamalara Şubat ataması denmesinin sebebi,Şubat ayının her zaman ara tatil dönemine denk gelmesidir.Bu dönem Öğretmen ataması çok uygun olduğu için bu dönemde yapılan atamalar Şubat ataması olarak anılır hale gelmiştir.Ancak ne var ki bu sene 8.000 kişinin Şubat ayında ataması yapılması gerekiyordu.Ancak atamalar ara tatilin olduğu 15 günlük süreçte değil. 2. Dönem Başladıktan 20 gün sonra yapılacak.Bu benim aklıma şu soruyu getiriyor:
-Eğitimi ve Öğretimi düzenli bir hale getirmek isteyen MEB bu atamayı en uygun zaman olan ara tatilde yapmak yerine 2. dönem başladıktan 20 gün sonra yapmasının gerekçesi nedir?
Açıkçası bana göre bu durum MEB’in Eğitim ve Öğretimi düşünmesinden ziyade Siyasi bir karar alarak atamaları Mart Yerel Seçimlerine( 2009 ) yakın yapmaktır.Tabi olayın ironik boyutuda yeni öğretmen ataması olmaması , sadece Sözleşmeli personelin Memur statüsüne geçirilmesi vardır.Ne var ki , Basın bu durumu Kamuya yeni bir öğretmen alımı var diye duyurmuştur.Kısaca , Eğitim ve Öğretim düşünülmemiş ve bir seçim yatırımı yapılmıştır.
Diğer bir konumuz neden 200.000 civarında işsiz öğretmen vardır? Öğretmeni yetiştiren Üniversitelerde , Öğretmenlerin çalıştığı Kurumlarda MEB’e bağlıdır.Yani nerede ne kadar öğretmen ihtiyaç olacağıda bellidir.Yada istihdam olanakları çok sınırlı olan Fen-Edebiyat Fakülteleri neden bütün üniversitelerde bulunmak zorunda.Bu kişiler mağdur edilip, daha sonra öğretmen olma şansı veriliyor ve Eğitim Fakültesi mezunlarının işi zorlaştırılıyor.Yani ne Eğitim fakülteli ne de Fen – Edebiyat Fakülteli istediğini elde edemiyor.
Mezun sayısının çok fazla olması bize Seçim öncesinde her ile Üniversite vaatleri veren Siyasilerin (Tamamı) bir plan dahilinde değil sadece oy amaçladığı için mi işsiz Öğretmenlerin sayısı bu kadar yüksek olmuştur?
Peki bu kadar mezun var, neden hepsi devlette çalışmak istemektedir diye bir fikir gelebilir aklımıza , Cevabı net ve basittir. Özel Sektörde Güvence yoktur.SSK büyük oranda yatırılmaz.Bedava yada cüzi rakamlara çalıştırılırsın.Olağanüstü bir çalışma performansı beklenir( Günde 10-12 ders gibi ).Ayrıca Ekonomik Krizler Özel sektördeki dershanelerin ve Özel Okulları zor durumda bırakmaktadır.Kısaca birden işsiz kalma şansınız yüksektir.Hem de tabiri yerindeyse : Dımdızlak olarak !
Son olarak Eğitim Camiası içerisinden Çıkmış birisi olan Milli eğitim Bakanımız Sayın Doç Dr. Hüseyin Çelik’in bakışının Eğitim ve Öğretimin çok önem verildiğini yada titiz çalışıldığını yansıtmamaktadır.Ayrıca uygulamaları da öğretmenleri sanki vasıfsız işçiler gibi gördüğü fikrini uyandırmaktadır bende.
Atama sayılarının az olması konusuna değindiğinde , Öğretmen ataması bekleyen adayların beklediği Cevap en kötü ihtimalle şöyledir:
“Eğitim ve Öğretim için çok Önemli olan Öğretmen atamalarımız konusunda Maliyenin verdiği imkanları sonuna kadar zorlayıp,Ülkemizin geleceği için çok önemli olan Eğitim Kurumlarımızı en verimli hale getirmek istiyoruz ancak belli imkanların ötesine geçmediğimiz için bütün öğretmenleri atama imkanımız maalesef yoktur.”
Maalesef bizim duyduğumuz Sayın bakanımızdan inciler şu şekildedir:
“ Çok atama yaparsak mevcut öğretmenler Ek ders ücretlerinden mahrum kalır. ”
“ 500.000 kişide yürüse atama sayıları değişmez , Yollar yürümekle aşınmaz ”
Tabi burada Öğretmen olarak sayılan ama Öğretmen değeri verilmeyen , iş garantisi olmayan Ücretli Öğretmenler MEB için çok yaygın kullanılan kestirme bir yol olduğu için Öğretmen atamaları kısıtlı ve ihtiyacı karşılamaz haldedir.
Acaba Ücretli Öğretmenler olmasa MEB’in açığı yine 45.000 mi olurdu? Yoksa 100.000 lerce mi olurdu ?